Fatura Alacaklarına İlişkin İcra Takipleri
1. Giriş
Ticari hayatta en sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, mal veya hizmet bedeline ilişkin fatura alacaklarının tahsil edilememesidir. Özellikle ticari ilişkilerde vadelerin uzaması, ödeme güçlükleri veya taraflar arasındaki iletişim kopuklukları nedeniyle alacaklılar çoğu zaman icra takibi yoluna başvurmak zorunda kalmaktadır. Bu yazıda, fatura alacaklarına dayalı icra takipleri hukuki dayanaklarıyla birlikte ele alınacak; uygulamada karşılaşılan sorunlar ve Yargıtay içtihatları ışığında değerlendirmeler yapılacaktır.
2. Fatura Kavramı ve Hukuki Niteliği
2.1. Faturanın Tanımı
Fatura; satılan malın veya yapılan hizmetin bedelini, miktarını ve taraflarını gösteren ticari belgedir. Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu (TTK) kapsamında düzenlenmesi zorunlu olan faturalar, ticari hayatın temel belgeleri arasında yer alır.
2.2. Faturanın İspat Gücü
Hukuki açıdan fatura, tek başına kesin bir borç ikrarı niteliğinde değildir. Ancak belirli koşulların varlığı halinde güçlü bir delil olarak kabul edilmektedir. Özellikle:
- Faturanın karşı tarafa tebliğ edilmiş olması,
- Süresi içinde itiraz edilmemesi,
- Taraflar arasında ticari ilişki bulunması
hallerinde fatura, alacağın varlığını ispat açısından önemli bir belge niteliği kazanır. TTK m. 21/2 uyarınca, tacirler arasında gönderilen faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemesi, faturanın içeriğinin kabul edildiği yönünde karine oluşturur.
İspat Koşulu
Faturanın tebliği ve 8 günlük itiraz süresi, alacağın hukuki temelini oluşturur.
Takip Yolu
Fatura alacakları genellikle genel haciz yolu ile ilamsız takibe konu edilir.
Dava Süreci
İtiraz halinde açılan iptal davasında ispat yükü tamamen alacaklı üzerindedir.
3. Fatura Alacaklarında İcra Takibi Türleri
3.1. İlamsız İcra Takibi (Genel Haciz Yolu)
Fatura alacaklarının tahsilinde en sık başvurulan yol, ilamsız icra takibidir. Alacaklı, icra dairesine başvurarak borçlu aleyhine genel haciz yolu ile takip başlatabilir. Bu takip türünde:
- Alacaklının elinde mahkeme kararı (ilam) bulunması gerekmez.
- Fatura, takip talebine eklenebilir.
- Borçluya ödeme emri gönderilir.
- Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz edebilir.
3.2. Kambiyo Senetlerine Dayalı Takip ile Fatura İlişkisi
Fatura alacağı çoğu zaman çek, bono veya poliçe gibi kambiyo senetleriyle teminat altına alınabilir. Bu durumda alacaklı, faturadan ziyade kambiyo senedine özgü haciz yolu ile takip yapmayı tercih edebilir. Ancak bu yol, senedin geçerliliğine sıkı şekil şartları bağlanmış olması nedeniyle dikkatle değerlendirilmelidir.
4. Borçlunun İtirazı ve Sonuçları
4.1. İtiraz Türleri
Borçlu, ilamsız icra takibine karşı; Borca itiraz, Yetkiye itiraz, İmzaya itiraz şeklinde itirazlarda bulunabilir. Fatura alacaklarında en sık karşılaşılan itiraz, borca itiraztır.
4.2. İtirazın Takibe Etkisi
Borçlunun süresinde yaptığı itiraz, icra takibini durdurur. Bu durumda alacaklının önünde iki temel yol bulunmaktadır: İtirazın kaldırılması (belgeye dayalıysa) veya İtirazın iptali davası açılması.
5. İtirazın İptali Davası ve İspat Yükü
İtirazın iptali davası, alacaklının genel mahkemelerde açtığı bir eda davasıdır. Bu davada alacaklı, alacağın varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Fatura alacaklarında ispat bakımından aşağıdaki unsurlar büyük önem taşır:
- Fatura ve Sevk irsaliyesi
- Teslim tutanakları
- Sözleşme
- Cari hesap ekstresi
- Tanık beyanları
Yargıtay uygulamasında, tek başına fatura çoğu zaman yeterli görülmemekte; faturaya konu mal veya hizmetin ifasının da ayrıca ispatlanması aranmaktadır.
6. Ticari Faiz ve Temerrüt
Fatura alacaklarında, tarafların tacir olması halinde ticari faiz talep edilebilir. Temerrüt tarihi; vadeli faturada vade tarihi, vadesiz faturada ise faturanın tebliğ tarihi veya ihtar tarihi olarak kabul edilmektedir. Ayrıca TTK ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca temerrüt faizine ek olarak icra inkâr tazminatı talebi de gündeme gelebilir.
7. Yargıtay Uygulaması Işığında Değerlendirme
Yargıtay kararlarında genel olarak; faturaya süresinde itiraz edilmemesinin borcun varlığına karine teşkil ettiği, ancak bu karinenin aksi delille çürütülebileceği, mal veya hizmet tesliminin ispatının büyük önem taşıdığı vurgulanmaktadır. Özellikle ticari defterlerin usulüne uygun tutulması ve karşılaştırılması, davanın sonucunu doğrudan etkileyebilmektedir.
8. Sonuç
Fatura alacaklarına ilişkin icra takipleri, uygulamada sıkça başvurulan ve teknik detaylar içeren bir alandır. Alacaklıların hak kaybına uğramaması için icra takibinin doğru türde başlatılması, itiraz sürecinin etkin yönetilmesi ve gerektiğinde dava yoluna gidilmesi büyük önem taşır. Bu süreçte, özellikle ticari nitelikli alacaklarda uzman bir hukukçu desteği ile hareket edilmesi, tahsil kabiliyetini önemli ölçüde artıracaktır.
Önemli: Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve somut uyuşmazlıklarda hukuki danışmanlık yerine geçmez.